28 Kasım 2016 Pazartesi

Yağına Destek Var da, Zeytine Neden Yok?

Vahap Munyar, Hürriyet, 28.11.2016 Pazartesi
AKHİSAR Ticaret Borsası Başkanı Alper Alhat, Başkan Yardımcısı Şerif Şerifoğlu, Meclis Başkanı Bahattin Alkın, Uluslararası Zeytin Konseyi'nin (UZK) geçen yıl aldığı kararı gündeme aldı:

- 26 Kasım, bundan böyle her yıl 
“Dünya Zeytin Günü” olacak. Biz de dünya ile aynı anda 26 Kasım’da zeytini gündemde tutmak, konuşmak üzere etkinlik yapalım.

Akhisar Ticaret Borsası, ilk “Dünya Zeytin Günü” için Sindelli’de asırlık ağaçların olduğu zeytin bahçesini etkinlik alanı olarak seçti. AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Manisa Valisi Hakan Güvençer, Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdurrahman Yılmaz, Belediye Başkanı Salih Hızlı’nın da aralarında bulunduğu zeytin dostları asırlık ağaçların altında buluştu.

Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Alper Alhat, “Zeytin Ne İster” başlıklı paneli başlatırken, soruya şu yanıtı verdi:

- Zeytin, sevgi, bakım, su, gübre, en çok da prim ister. Zeytinyağına verilen prime teşekkür ediyoruz. Ancak, sofralık zeytine de prim bekliyoruz. Aksi halde zeytine bakasımız gelmiyor.

Paneli yöneten Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi, UZK Danışmanı Doç. Mücahit Taha Özkaya, Türkiye’nin zeytinyağında dünyadaki konumuna işaret etti:

- Dünyada yılda 186 milyon ton bitkisel yağ üretiliyor. Bunun sadece 3 milyon tonunu zeytinyağı oluşturuyor. İspanya, 1.5 milyon tonla liderliğini koruyor. 400-500 bin tonla İtalya, ikinci sırada yer alıyor. Türkiye, 180-200 bin tonla Yunanistan ve Tunus’un ardından 5’inci sırada yer alıyor.

Ardından sofralık zeytindeki duruma dikkat çekti:

Dünyada 2.5 milyon ton sofralık zeytini üretimi söz konusu. İspanya, 500-550 bin ton yıllık üretimle sofralık zeytinde de birinci. Türkiye, 400-450 bin tonla sofralık zeytinde dünya ikincisi... Ülkemiz siyah zeytinde ise dünya birincisi.

Zeytin Derneği (Zeyder) Başkanvekili Mustafa Alhat, sofralık zeytine destek konusundaki çelişkiyi ortaya koydu:

- Hükümet, ayçiçeğinde yağa değil, tohuma, aspirde yağa değil, bitkiye destek primi veriyor. Zeytine gelince sadece yağa prim vermekle yetiniyor. Oysa işin sofralık yönünün de dikkate alınarak, zeytinin kendisine de destek verilmesi gerekiyor.

AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, bu istekleri destekledi:

- Zeytine destek primi verilmesi için elimizden geleni yapacağız.
 Kırkağaçlı olan Berber, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki bir anısını aktardı:
 - Komisyonda sofralık zeytinin merkezinin Gemlik olduğu yönünde görüş ortaya konuldu. Ben de itiraz ettim. Siyah zeytinde Gemlik’in ilk sırada olduğunu, Akhisar’ın da yeşil zeytindeki ağırlığını anlattım. Türkiye’deki yeşil zeytinin yüzde 70’i Akhisar’da üretilir.

Tütünden zeytine geçişte başarıya imza atan, 14 milyon ağaçla öne çıkan Akhisar’dan yükselen “zeytine prim” seslerine kulak veren olur mu?

AĞAÇ BAŞINA 200 LİRA ZEYTİN SEKTÖRÜNÜ İNTİHARA GÖTÜRÜR

ANKARA Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Mücahit Taha Özkaya, başkanlığını Ümmühan Tibet’in yürüttüğü Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin (UZZK) öncülüğünde hazırlanan bir rapordan şu ayrıntıyı paylaştı:

Maden aramalarının önünü açmak üzere “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması” mevzuatında yapılması planlanan değişiklik gündemden kalkmış değil. Madenlerle ilgili alanlarda ağaç başına 200 lira ödenmesi gibi seçenekler de gündemde tutuluyor. Madene alan açmak için ağaç başına 200 lira ödenirse, kesen çok olur. Bu da zeytin sektörünü intihara sürükler.


DOĞAN HIZLAN'DAN ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI YAZISI...

Söz konusu zeytin, zeytinyağı olunca

Hürriyet, 29.11.2016 Salı
DÜNKÜ Hürriyet'te dikkatle okuduğum yazılardan biri, Vahap Munyar'ın 'Yağına destek var, zeytine neden yok' başlıklı yazısıydı.
Zeytin ve zeytinyağı çeşitlerini hep incelerim. Aslında yazı hepimizin sağlığıyla ilgiliydi.

Diyetisyenlerle pek ilişkim yoktur ama Hürriyet’e gelen bir diyetisyen arkadaş uğramış ve beslenme alışkanlıklarım hakkında sohbet etmiştik. Zeytinyağını tercih ettiğimi söyledim, onayladı. Ama tükettiğim miktarı söyleyince şaşırdı. Ben de ona seyrettiğim bir belgeselde, İtalya, Yunanistan ve İspanya’daki tüketim rakamlarını söyledim. Benim rakamım da o miktara yakındı. Zaten beni bir daha da ziyaret etmedi.

Uluslararası Zeytin Konseyi (UZK) 26 Kasım’ı ‘Dünya Zeytin Günü’ ilan etmiş, sanırım gelecek yıl kutlama programına katılacağım.

Zeytin ve zeytinyağını tercih edenler için önemli
bir yazı.

***

İYİ bir rastlantı, Yemek ve Kültür’ün* yeni sayısında da zeytin ve zeytinyağı üzerine incelemeler yayımlandı.

İlk yazı M. Bülent Varlık’ın ‘Cumhuriyet’in ilk yıllarında zeytin ve zeytinyağı sanayii’.

‘Sihirli iksir’ olarak tanımlanan zeytinyağının Ege kıyılarında yaşayanlar tarafından çok eskiden beri kullanıldığını, Osmanlı toplumunun tümünde yaygın olmadığını, Düyun-u Umumiye’nin alacaklı listesine zeytin ve zeytinyağının konulmamasının, onun gerekli önemi görmediğini yazmış.

Varlık’ın bu tespitlerinden sonra, yazıda Cumhuriyet’ten sonraki çalışmalara değiniliyor. 1926 yılında İstanbul’da bulunan ABD Başkonsolosu G.B. Ravndal’ın raporunun içeriği özetlenmiş.

Yazıda 22 Kasım 1938’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan Hasan Zeytinyağı reklamının yanı sıra tarihi bir fotoğraf yer alıyor:

“Payas’ta bulunan Anadolu’daki en yaşlı zeytin ağaçlarından biri. Bin yaşında olduğu tahmin ediliyor ve hâlâ meyve veriyor.”

Zeytin ve zeytinyağının Türkiye’deki durumu üzerine aydınlatıcı bir yazı.

Zeki Arıkan’ın yazısı ‘Aydın vilayetinde zeytin ve zeytincilik’ başlığını taşıyor.

Yazar, XVI. yüzyılda İzmir’de zeytinliklerin en yoğun olarak bulunduğu bölgenin Urla nahiyesi olduğunu belirtiyor.

Arıkan’ın Yerasimos’dan aktardığı bir bilgi, zeytinyağının İstanbul’da kullanılması üzerine:

“XVI. yüzyılda İstanbul’un yani sarayın istediği ürünler arasında zeytin, zeytinyağının adı pek geçmemektedir. Kaldı ki zeytinyağı saray mutfağında hemen hemen hiç tüketilmiyordu.”

Bölümün son yazısı, Hilas Anagnostakis’in ‘Bizans beslenme düzeninde zeytinyağı: Mitler ve gerçekler’. (İngilizceden çeviren: Aslı Kutay Yoviç)

***

ZEYTİNYAĞINI tercih eden, kullanan herkes bence onun geleceği ile de ilgilenmelidir. Sorunlarının çözülmesi için çaba göstermelidir.

(*) Yemek ve Kültür, Üç Aylık Dergi, Sonbahar 2016, sayı 45, Çiya Yayınları.

26 Kasım 2016 Cumartesi

MİLAS 3. ZEYTİN HASAT ŞENLİĞİ YAZILARI 6 - ALİ OSMAN MENTEŞE

Milas Memecik Zeytinyağı Sevdası


“Milasımızın zeytin ağacı Memecik’den en kaliteli zeytinyağı üretilir”, sloganımız oldu… Bunu ulusal ve uluslararası düzeyde de ispatladık…

  Kaliteli zeytinyağı üretmek, yaygın kullanımını sağlamak ve toplumu bilinçlendirmek amacı ile üç yıldır düzenlenilmekte olan zeytin hasat şenliğinin, bu yıl 3.‘sü gerçekleşti.

Gerek organizasyon gerek katılımcı gerekse de ziyaretçi sayısının artması, Milas’ın tanıtımı için objektif gözle bakan gazete yazarlarının yorumlarına da bakarsak, hasat şenliğimiz başarılı geçmiş gözükmekte…

Amatör ruhla hazırlanıp bir profesyonel etkinlik gerçekleştiren şenlik düzenleyicilerine ve başta Kaymakamımız Sn. Fuat Gürel, Belediye Başkanımız Sn. Muhammet Tokat, MİTSO Başkanı Sn. Reşit Özer, Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, Milas Gıda-Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü vd. sivil toplum kuruluşları yetkililerine;  bir Milaslı ve zeytinyağı üreticisi olarak teşekkür etmek isterim… Özellikle  Kaymakamımızın itici gücü, şenliğin organizasyonunun vazgeçilmezi  oldu!..

Milas’ta, zeytin yetiştiriciliğinde,  bazı ilk adımları attım. Kaliteli sızma zeytinyağı üretiminde de ilk adımları attım. Bu adımlarımın karşılık görmesi ve kaliteli zeytinyağı üretiminin bir şenlikle desteklenmesinden de gurur duyuyorum.

Bir “altın madeni” üzerinde oturuyoruz. Bu maden sahip olduğumuz ağaç varlığının yüzde doksanını teşkil eden “Memecik” zeytin çeşidi. Bu zeytinden dünyanın en kaliteli zeytinyağı üretiliyor. Aroması, fenol değerleri yüksek bir hayat iksiri… Yeter ki yetiştiricilikte doğru uygulamalar yapalım; ağaçlarımızı gübreleyelim, sulayalım, zamanında doğru ilaç verelim, budayalım, erken hasat yapalım. Topladığımız zeytinleri en kısa zamanda soğuk sıkım yaparak, düşük asit oranını yakalamaya çalışalım. Yağlarımızı, krom kaplarda, hava ile teması en az olacak şekilde, ışıktan ve sıcaktan uzak şekilde saklayalım…

 Bu şekilde üretilen ve saklanan zeytinyağlarımız, yarın “Milas Memecik Zeytinyağı” coğrafi işaretini aldığında, artık hiçbir kalite sorunumuz kalmayacaktır. Milas zeytinyağları, sadece rafinelik olarak kullanılır yargısını,  toptan yıkmış olacağız!..

-         Haydi Milas, haydi Memecik İLERİ!..

Ali Osman Menteşe

Üretici

e-mail: milasbilgi@gmail.com

24 Kasım 2016 Perşembe

BAFA GÖLÜ KURTARILMAYI BEKLİYOR!

Yalçın Bayer, Hürriyet, 25.11.2016 Cuma
  
CUMHURİYET’ten, eski İsveç muhabiri Abdullah Gürgün’le, Milas’ta karşılaştık. Bafa Gölü’nün halinden yakındı. İsveç TV için daha 1994 yılında, ‘Ölü Göl Bafa’ isimli bir belgesel yapmış bir gazeteci kendisi. Aradan 22 yıl geçmesine karşın, göl temizlenmemiş. O da, Bafa konusunda pek çok yazı yazmış. Zaman zaman bazı önlemler alındığı yönünde açıklamalar yapılmasına karşın, sonuç alıcı çalışma yapılmıyormuş. 

Gürgün, kendisine bir yazısı sonrası, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan gerekli işlemin yapıldığı, gölün temiz olduğu yolunda yanıt geldiğini ve bir rapor eklendiğini söylüyor. Gürgün raporu mikrobiyoloji profesörü amcası, Velittin Gürgün’e göndermiş ve “Bu gölden çıkan balıklar yenir mi?” diye sormuş. Amca Bey, raporu incelemiş. Verdiği yanıt şu: “Bırak o gölden çıkan balığı yemeyi, parmağını bile sakın o suya sokma!” 

Gürgün, “Gölün altındaki 4 metreyi bulan pis balçık temizlenmeden, Menderes’ten gelen sanayi atıkları, zeytinyağı ve prina fabrikalarının suları, zirai ilaçlar, bilinçsizce yapılan ve tüm mahalleleri mikrop yuvasına, lağım çukuruna çeviren ilkel hayvancık modernleştirilmezse, hayvan dışkılarının ve çöplerin göle gelmesi durdurulmazsa ve dahi yol kıyılarında lokanta önlerinde durmadan akıtılan artezyen suları kapatılmazsa; göl kurtulmaz, tersine mikrop yuvası bir lağım bataklığına döner” diyor.
Bizden söylemesi...


23 Kasım 2016 Çarşamba

MİLAS 3. ZEYTİN HASAT ŞENLİĞİ YAZILARI 5 - "MİLAS'IN DAMATI" ALTUĞ KOZİKOĞLU

MİLAS 3. ZEYTİN HASAT ŞENLİĞİ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME YAZILARINI YAYINLAMAYA DEVAM EDİYORUZ. BU YAZI, ALİ OSMAN MENTEŞE'NİN DAMADI ALTUĞ KOZİKOĞLU TARAFINDAN YAZILDI.
***
Üçüncü Şenliğimizin Ardından…

Şenliğimiz iki gün boyunca yoğun, öğretici ve eğlenceli geçti. Bu şenliğin kuruluş ve gelişme aşamasında birçok kişi ve firma çok büyük maddi ve manevi emek sarf etti. Sonucunda festivalimiz bu günlere geldi. Bu festivalin daha gideceği çok yol olduğunu düşünenlerdenim. Bu festival hem Milâs’ı hem de Güney Ege’nin incisi Memecik zeytinini tüm Türkiye’ye tanıtmaya devam edecektir. Bu istikamette çalışmaya devam edeceğiz.

Bu yıl Hürriyet gazetesinden gelen iki değerli yazarın (Yalçın Bayer ve Yonca Tokbaş) Milas hakkında yazdıkları romantik ve güncel tespitleri, tüm Türkiye’de ve çevremizde yankı bulmuştur. Bizlerin bu gönülden misafirperverliği devam ettikçe, çok daha fazla yazar, konuşmacı, araştırmacı, üretici ve zeytin sever bu şenliğimizin hiç şüphesiz bir parçası olacaktır…
Ayrıca bu yıl yapılan Milli Piyango fikri ise gerçekten çok yerinde oldu. Tüm Türkiye “Tane tane lezzet, Damla damla sağlık…” ile şenliğimizden bir şekilde haberdar oldular. Bizler de bu festival destek olabilmek adına, 19 Kaşım çekiliş biletlerinden, tüm zeytinyağı kullanıcılarımıza bir jest yaparak tümüne bir bilet hediye ettik. Onlarla da bu heyecanımızı paylaşmış olduk.  
Festival boyunca kaliteli bir zeytin nasıl yetiştirilir ve ondan nasıl kaliteli bir yağ elde ediliri öğrendik. Ayrıca bu etkinliği çocuklar için de eğlenceli bir hale getirdik. Biraz müzik, biraz folklor ve yarışmalar ile bu şenliğin ulaşacağı kitleleri daha da arttırdık. Çeşitli ortamlarda fikir alışverişi yaparak, daha iyiye nasıl gideriz, onları öğrendik.
Ama yeterli mi, hayır yetmez... Dediğim gibi, çalışmaya veya Milâs’ı tanıtmaya devam edeceğiz.
Gönül isterdi ki bu şenlik sürecinde, öncelikle daha fazla yerel katılımcı olsaydı. Önceliğimizin yerel, sonrasında ise genel olması… 

Bu şenlik, diğer yörelere göre geç başlamış olsa da çok büyük adımlarla ulusal olarak gelişmektedir!..
Önümüzdeki yıl inşallah coğrafi işaretini almış bir Milas Memecik zeytini ile bu şenliğe katılmak istiyoruz…
Sağlıcakla kalın, bol bol zeytinyağı tüketin... 24 Kasım 2016

“Milas'ın Damatı”
Altuğ Kozikoglu






MİLAS'IN ZEYTİNYAĞI MARKALARI

Ali Osman Menteşe'nin 1997'de açtığı yoldan ilerleyen Milaslı zeytin ve zeytinyağı üreticileri, kendi markalarını yaratarak, polifenol yönünden çok zengin memecik zeytinin yağını sağlığına önem veren tüketicilere sunuyorlar...

Milas’ta 40’a yakın zeytinyağı markası bulunmaktadır.

İşte onlar:
Arapyurdu-Akarca Çiftliği, Bafa-Cem Çelik, Baydal-Levent Baydal, 
Çekişte-Uğur Özen, Çıngıloğlu-Mehmet Çıngıl, Dalından-Levent Baydal, 
Drupa-Zeybekler Ltd., Dr. Hüseyin-Sayım Tarım Ür. Ltd., 
Erken Hasat-Akarca Çiftliği, Gazal Kuyu-Akarca Çiftliği, Gümüşkesen-Recai Gümüşkesen,
 Kairos-Zeynep/Cem Çelikoğlu(Zeytinevi-Şenköy), Karadeveci-Önol Karadeveci, 
Koliva-Uğur Sivri, Küçükler-Ümit Küçük, Labranda-Levent Baydal, Latmos-Ömer Soykan, 
Liram-Uğur Sivri, Mandalya-Hasan Felek, Milas-Zeybekler Ltd., Mengeç-Akarca Çiftliği, 
Menteşe Som-Osman Menteşe, Oil City Milas-Zeybekler Ltd., Potomya-Uğur Sivri, 
Sanat-Akarca Çiftliği, Selene-Mehmet Özdemir, TARİŞ, Uzunyuva-Uğur Özen, 
Yalın-Günlük Tarım Ür. Ltd., Atadan-Günlük Tarım Ür. Ltd, Euromos-Günlük Tarım Ür. Ltd., 
Zavendik-Uğur Sivri, Serci-Mustafa Baş(Şenköy), Zeytin Deryası-Derya Günaltay, 
Ailos-Şeref Karaca, alvegari-Nevzat Çağlar Tüfekçi, Beçin-Ahmet Avcı...

Bunların dışında, Milas’a ait birçok zeytinyağı markasının, tescil edilmek üzere TPE’ne başvuru yapıldığı tahmin ediliyor.

22 Kasım 2016 Salı

MİLAS 3. ZEYTİN HASAT ŞENLİĞİ YAZILARI 4 - YALÇIN BAYER

Yalçın Bayer, Hürriyet, 23.11.2016 Çarşamba

MİLAS'TAN 45 MARKA ÇIKTI
MİLAS 3. Zeytin Hasat Şenliği ile ilgili olarak dün genel bir değerlendirme yaparak zeytinyağcılığımızın nereye gittiğini, kuraklığın buna etkilerini yazmıştık... Bugün de Milaslı gözüyle bazı notlar aktaracağız.

Yüzölçümünün % 22.6’sı zeytinliklerle kaplı olan ve bu alanda yaklaşık 10 milyon zeytin ağacı bulunan Milas, yıllardır ‘rafinajlık yağ’ olarak haksız yere nitelendirilmekte olan zeytinyağının ‘makûs talihi’ni yenmenin çabası içinde. Milas yöresinde yaygın olan ‘memecik’ türü zeytinlerinden doğru yöntemlerle hasat edilip, doğru yöntemle sıkılıp ve doğru yöntemle saklanan zeytinyağının kendine özgü bir lezzeti, tadı ve yüksek aroması olduğunu belirtmek istiyoruz. Yani Milaslılar kurumlarıyla, meslek odalarıyla birlikte zeytinlerine sahip çıkıyorlar. Geçen iki yılda şenlik alanında markalı zeytin satan stant sayısının her yıl artarak bu yıl 45’e ulaşması da şenliğin amacına ulaşmakta olduğunun en güzel göstergesi durumunda. Aynı zamanda Milas’ta artık zeytin hasadının sırıklarla değil, giderek silkme makineleriyle yapılmaya başlanması, hasat edilen zeytinlerin hava alan kasalarla taşınması, elde edilen zeytinyağının artık krom çelik tanklarda saklanıyor olması yöredeki zeytin bilinçlenmesinin örneklerini oluşturuyor.

MİLAS’TA SİYASET BARIŞIK
- Milas 3. Zeytin Hasat Şenliği, Ankara’da pek bir araya gelemeyen siyasi partilerin de yakınlaşmasına katkı sağlıyor. Zeytin’in barışın simgesi olma özelliğinden olsa gerek, Milas’ta Kaymakam, CHP’li Muğla Büyükşehir ve Milas Belediye Başkanları ile AKP Muğla Milletvekili Nihat Özdemir Muğla Valisi’ni de aralarına alarak sık sık dostluk görüntüleri sergilediler.
- Milas Zeytin Hasat Şenlikleri’nin en ilginç yanlarından birisi de, “büyükşehir” olmazdan önce hepsi de birer köy olan “mahalle”lerin muhtarlıklarının öncülüğünde, kendi aralarında yaptıkları zeytinyağlı yemek yarışmaları. Milaslı kadınlar atalarından, ninelerinden öğrendikleri yerel yemekleri büyük bir maharetle hazırlayıp jürinin damağına sunuyorlar. Yerel yemeklerin arasında ekşili köfte, çaykama böreği, Milas tepsi böreği, tuzlu balık, yerel ot yemekleri, saraylı tatlısı, kaşık helvası konukların ilgisini çekiyor ve jüriden de bol bol puan kazandırıyor.

- Dünya Sınır Tanımayan Şefler Derneği “ARAGELA”nın Türkiye Temsilciliği her yıl şenliğe renk katıyor. Türk, Yunan, Azerbaycanlı şefler, kendi hazırladıkları özel zeytinyağlı yemekleri konuklara da ikram ediyorlar.

- Yerel sanatçıların müzik dinletileri ise Hasat Şenliği’ni daha bir şenlendiriyor.

- Her yıl şenlik kapsamında bir zeytinliğe gidilip zeytin hasat ediliyor. Vali, Kaymakam, milletvekilleri, belediye başkanları ve diğer konuklar silkme makineleriyle zeytin çırpıyorlar. Toplanan zeytinler, her yıl örnek bir zeytinyağı fabrikasında sıkılıyor. Elde edilen erken hasat edilmiş, soğuk sıkım yöntemiyle sıkılmış yüksek kaliteli zeytinyağı tadımlık da olsa konuklara armağan ediliyor. Sıkım, bu yıl Milas’ın en büyük tesisi olan TARİŞ fabrikalarında yapıldı. TARİŞ, zeytinden yağ sıkılırken konuklarına birbirinden lezzetli zeytinyağlı börekler ikram etti.

İŞTE MARKA ZEYTİNYAĞLAR
- Milas Ticaret ve Sanayi Odası Basın Danışmanı Olcay Akdeniz bizim için yaptığı araştırmada Milas bölgesinde ‘marka’ olarak zeytinyağ firmaları şöyle:
Akarca Çiftliği, Bafa, Baydal, Çekişte, Çıngıloğlu, Dalından, Drupa, Dr. Hüseyin, Erken Hasat- Akarca Çiftliği, Gazal Kuyu-Akarca Çiftliği, Gümüşkesen, Kairos, Karadeveci, Kazım Yiğit Öz-Gıda Zeytinyağları, Koliva, Küçükler, Labranda, Latmos, Liram, Mandalya, Milas, Mengeç-Akarca Çiftliği, Menteşe Som, Oil City Milas, Potomya, Sanat-Akarca Çiftliği, Selena, Tariş, Uzun Yuva, Yalın, Zavendik.

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer, “Bölgedeki en sağlıklı üretimi yapan üreticinin, üyeleri olan Ali Osman Menteşe olduğunu” söyledi.

TÜRKİYE'NİN ÜZERİNDE BULUT YOK
ZEYTİN yazısı içinde kuraklıktan söz ettik. Keşke başlığa da çıksaydınız diyenler oldu. Haziran ayından beri İstanbul'a doğru dürüst yağmur yağmadı... Istranca dereleri kurudu; göletlerin suyu çekildi... Tarımı bırakın, içmeye su bulamayacağız önümüzdeki aylarda... Bir ay her gün yağmur yağsa yeraltı sularının ‘açığını’ kapatamaz. CNN’de Bünyamin Sürmeli dün Türkiye’nin üzerinde hiç yağmur bulutu olmadığını söylüyordu. Sayın Kadir Topbaş, niye su tasarrufu konusunda ciddi bir uyarı yapmıyor? Ne yazık ki geçmişteki kuraklıkta, RP/AKP’li siyasetçilerin SHP/CHP’lilere neler söylediklerini unutmuyoruz.